Kurtulmam gerekenler var...
İlki unutmak: bugün Unkapanı'nda olduğumu anlatamadım sevgilime... Nerdesin, dedi; cevab veremedim. Ailemde alzheimer yok bidiğim ama için için korkuyorum.
İkincisi yanlılş okumak: Verenel Derneği'ni "vernel derneği", Şeyh Bedrettin'i "Syd Barret" okumuşluğum, caddenin diğer yanından Yeşilpınar otobüsünü, Zeytinburnu olarak görmüşlüğüm var.
Vehamet gırtlak boyunca...
Ayrıca düğün gecesinde insan ağlatılmaz, düğün ona zehredilmez. Değil mi sevgili üç maymun? "Pek tabii!" Devam edin ama siz, nasıl olsa sikim sonik üssü sikim sonik evrensel kümenize zerrece zeval gelmiyor; kurban olduklarım hepsi birer deus otiossus, hepsinin sicilinde en az bir küçük dağ var... Bana kalsa kurutulmuş bok vermemek lazım böylesine; kıvrana kıvrana, ters dönmüş böcek gibi debelene debelene sürsünler hayatlarını...
Böyle işte... Şikayet etmeye geldim buraya... Şikayetimi edip, soldan soldan tek edeceğim sahneyi...
Dediğim gibi kurtulmam gerekenler var...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder