9 Haziran 2012 Cumartesi

Rüyama inandım... Gördüğümde yaşım on yediydi. İnanmak istedim, inandım... Gerçek oldu (bkz: yaş yirmi beş [idi o vakit])! Lâhzada defalarca yeniden aşık olmak, hep O'na...



Tolga'nın katılmış olduğu Necmeddin Okyay ok müsabakasındaydık bugün bir grup insan... Gördüğüm en güzel kaftandı o! Süzüle süzüle geldi bizim evlat... Gergindi... Haklıydı ama güzel işler yaptı, zaman geçtikçe o, dehşetengiz derecede göz alıcı işler yapacak... Anneler bilir...

Zihnime zerk olmuş bir varlık var, Utku: benim Müzik'im. İyi ki var, hep olsun, bir sonsuz boyu...

Sinirküpü kardeşimi silah zoruna yakın bir mertebede dışarı çıkardım, iyi geldi ona da. Arkadaşlarımı elimden aldı, diyorum hâlâ gülerek. Hayatların bir noktada değişmesi, değişimin rahatlıkla karşılanabilmesi lâzım. Bu gece onun gibi bir şey vardı sanırım hepimizde.

Mine'yle de Cihan Derya Balık Evi'ne gitmek lazım, çok deli sos yapıyorlar!!! Duy beni Mineeeaa!

Topuklu ayakkabı giydiği günlerde Bilge'nin koluna girmemem lazım, istisnasız düşüyor. Bu arada verdiğin şampuan ve saç kreminin kokusu, neredeyse bir yıldır aradığım, sanırım piyasadan kalkan Jeunesse adlı şampuanımınkine çok benziyor... Ahenkle dans edecek saçlarım, bebek! Ama yarın yıkayacağım, tembellik gırtlağa kadar... Bir de saat gecenin (yoksa yeni günün mü?) ikisine doğru gelirken, ne blem beee, üşür gibi oldum...

Üşümek dedim de ciğer gibi yanmışım bugün, bol bol silverdinlendim... Kızıllığı gidiyor.

Yarın Zeynep'le Minervalardayız... İş var!!!

Yatak beni bekler, yanan burnumda da üşüme emareleri var; e ben yatam!

Bu arada; müsabaka organizasyonu kelimenin tam anlamıyla fecaatti... Önce bir buçuk saate yakın protokol goygoyu yapıldı bok var sanki şemsiye yedirdiklerim... Protokolün kalın enseli tayfası otağda gölgelenirken, okçular güneşin alnında piştiler lan, bu ne menem bir merhamettir. Hele miğferli bir tayfa vardı ki gariplerin beyinleri marine oldu. Zırh giymiş olanlar vardı, zırh etlerine işlemediyse iyidir. Bizim evlat da baştan ayağa siyahlar içindeydi zati, varın siz düşünün... Ayrıca kimsenin adı doğru düzgün okunmadı, şöyle bir ağız tadıyla bunu da izledik diyen kimseye de rastlamadım çünkü kanal muhabirleri boka üşüşmüş sinekler gibi yarışmacıları çekerken ve onlarla röportaj yaparken önümüze etten ve de kameradan duvarlar ördüler. Zaten müsabakanın başlamasından yaklaşık 15-20 dk. sonra protokolün otağdan kısmen sıvışmış olduğu da gözümden ayrıca kaçmadı... Nedir şu protokol dediğiniz hacı? Adamlar kuvvetle muhtemel istemeye istemeye geliyorlar, mümümümümü yapıp bir köşeye çekildikten az sonra da basıp gidiyorlar, ee olmasın protokol, bi yerleriniz mi eksilecek, nedir anlamadım... Ayrıcaaaaa, ata sporumuz bik bik bik dediğiniz okçuluğu salt Osmanlı'ya indirgeyerek, balık hafızasıyla arasında miniminnacık nüanslar olan yurdum kollektif hafızasına neden tecavüz etme gereği duyuyorsunuz? Orta Asya derim, daha da susarım.

Bunun dışında feci eğlendim... izimizi bıraktığımız her yerde!

Tolga, verdiğin oka bakıyorum; ağlamaklıyım; ÇOK GÜZEL LAAAAAN!!!


1 yorum:

  1. Herkese verecektim ok ama erken kaçtılar... Size kısmetmiş ;) Ama ilk oklarımı verdim hee kırmayın, gün gelir üç oklar toplanır devrim yaparsınız belki :P

    Melek kız senin iyi dileklerin hep olsun, tamam kara düşünce yazmayacağım buraya ama iyi ki varsın, varsınız!

    YanıtlaSil